Sehirinlife.com Bandırma Şehir Dergisi

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

TAVUĞUN DA DOKTORU OLUR MU DEMEYİN!

12.04.2021
310

1990 yılında TRT’de seyrettiği bir program adeta hayatının geri kalan yıllarını şekillendirdi. Bandırma’da “Tavuk Doktoru” markasıyla tanınan Veteriner ve Mikrobiyoloji Doktoru Ayşegül Özdemir mesleğini ve Tavuk Doktoru markasının hikayesini paylaştı.

Sizi ve markanızı tanıyabilir miyiz?
1990 Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunuyum. Özellike 3-4 ncü sınıfta bizim stajlarımız oluyordu. O zamanlar TRT’de Manisa’daki Tavuk Hastalıkları Araştırma Enstitüsü’nün tanıtımıyla ilgili bir program vardı. İzledim ve hayran oldum. Ben burada satış yapmak istiyorum dedim. Fakat o sene staj listesi geldiğinde listede oranın ismi yoktu. Ben Manisa’daki Tarım İl Müdürlüğü’ne gidip orada staj yapmak istediğimi söyleyip staj programı açtırmıştım kendime. Bir ay dolu dolu bir staj yaptım ve orada lojmanlarda misafirhanelerde kaldım. Oradaki uzmanların hepsi alanında dolu kişilerdi. Onlarla olan dostluklarım halen devam ediyor. O zaman için Türkiye’deki tek aşı üretilen enstitüydü o zaman için. Kanatlı aşıları üretiliyordu. Beni bütün departmanlarda çalıştırdılar. Hem Teşhis Laboratuvarında hem de aşı üretiminde çalıştım. Bana bir öğrenci gibi değil meslektaş gibi davrandılar. O zamandan sonra Kanatlı Hastalıkları teşhisi, tedavisi ve koruma programları konusu benim birinci işim oldu. Meslek hayatıma da o yılın son baharında başladım. Yine Kanatlı Hastalıkları Teşhis Laboratuvarı ve saha işleri yapan bir işletmede başladım. O gün bugündür kanatlı hastalıkları ile uğraşıyorum. 31 nci seneye girdim. Stajı da sayarsanız 32 sene. Tavuk hastalıkları birinci sırada olmakla birlikte bütün kanadı olan canlılarla ilgileniyoruz. Kanatlı Hastalıkları deyince sadece kanatlıyı ilgilendiren hastalık olarak bakmamak gerekiyor.
Gıda yönüyle de bakmak lazım bu işe. Ben işin bu kısmını da önemsediğim için kanatlı hastalıklarını mikrobiyoloji boyutuyla özellikle ilgi alanıma girdi. 1992 senesinde doktoraya başladım. 92-96 yılları arasında da tavuk hastalıkları üzerine bir doktora tezi hazırladım ve Mikrobiyoloji Doktoru olmuş oldum.
Peki Tavuk Doktoru markası nereden çıktı?
Tavuk Doktoru ifadesi de şöyle çıktı. Çocuklar ve yeğenlerim bana yaptığım işi soruyorlardı. Bende onlara yaptığım işi anlatırken tavuklara doktorluk yapıyorum diye söylüyordum. Emekli olup, evlenip, çoluk çocuğa karıştıktan sonra bir köşeye çekilmek yerine KOSGEB destekli bir danışmanlık ofisi kurma kararı aldım. Sonrasında da ona bir isim ararken farklı bir isim koymak yerine düne kadar çocuklara nasıl iş yaptığımı anlatıyorsam hem de internet ortamında kolay bulunabilsin diye “Tavuk Doktoru” ismini kendime uygun buldum ve patentini aldım. Tescilli bir isim olarak bir web sayfam var. Makaleler yazıp, eğitici videolar hazırlıyorum. En son beni Hakkari’de üç tane hint horozu olan ve birinde bir sorun olan bir çocuk aradı. Ona yardımcı oldum. Orada bir veteriner kliniği bulup da tedavi yaptırması zordu. O nedenle eczaneden muadil ilaçları bulup tedavisini yapmasına yardımcı oldum. Bu şekilde benim Türkiye’nin dört bir yanında çok dostum oldu. Çok ilginçtir şehirlerde de artık tavuk bakılır hale geldi. Çünkü gezen tavuk, organik tavuk yumurtası diye tabirler var artık. 5-10 metrekare bahçesi olan insanlar oraya küçük bir kümes koyup kendi ailemin yumurta ihtiyaçlarını buradan karşılayayım diyenler var. Bu işi profesyonel yapanların yanında yapmayanlar daha fazla oldu. Tarım Bakanlığı’nın da bir düzenlemesi var. 350 adedin altında olduğunda ticariye girmediği şeklinde. Bundan yararlanıp 150-200 tavuk bakarak insanlara yumurta satanlar da olmuş oldu. Milyonlarla ifade edebileceğimiz rakamlarda kayıt dışı tavukçuluk var. Kanatlı üretimi de diyebiliriz hatta. Yumurtaya, ete dayalı olacak şekilde.
Türkiye’deki beyaz et tüketiminin belirli bir kısmı Bandırma’daki fabrikalardan gidiyor. Şu anda üç büyük fabrikaya ev sahipliği yapıyor Bandırma ve çevresi. Beyaz et sektörünün bu kadar önemli olduğu bir kentte bu konuda eğitim alınabilecek bir yer var mı?
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi kurulmadan önce Balıkesir Üniversitesi’ne bağlı Meslek Yüksek Okulu’nda Kümes Hayvanları Bakım Yönetimi bölümü vardı. Ben de bir dönem onlarla iletişim içindeydim. O bölüme öğrenci bulunamadı. O bölümden mezun olan öğrenciler de değerlendirilemedi. 2 yıllıktı orası. Oradan mezun olan öğrencileri değerlendirmek adıma Yüksek Okulda bir laboratuvar kurup hem yem sektöründe hem de sağlık kontrolörlüğünde bir proje ürettim ben hazırladım. Biraz da aslında bunu beyaz et firmalarının talep etmesi gerekiyordu. Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü’ne götürdüm bizzat dosyamı ve sümen altı yapıldı. Buradaki okulda hatta ben gönüllü hoca olabilirim, dersler verebilirim. Kadro dert değil dedim. Ama Hocam biz de çok isteriz ama buraya öğrenci talebi de yok zaten dediler ve o bölüm kapandı. Burada fakülte açılmış ya da açılmamış olması aslında çok önem arz etmiyor. İyi ki de açılmadı. Balıkesir’de açıldı ve keşke orada da açılmasaydı. Çok fazla Veterinerlik Fakültesi açıldı çünkü. Şöyle bir şey var. Ben okuyamadım çocuğum okusun diye çocuklarını üniversitede okutma sevdasına düşmüş aileler var mesela. Bir tarafta da üniversite okuyup da elinde sadece kağıt parçasından ibaret diploması olan gençler var. Bunların bir kısmını da Veteriner Hekimler oluşturuyor. Ama okullarında pratik yapamadan mezun oluyorlar. Veterinerlik Fakülteleri pratik yapmadan okunacak okullar değil. Her köye kasabaya kadar üniversite fakülte açılması doğru değil bence. Herkes üniversite okumak zorunda değil. Yok olan bir çok meslek var şu anda. Veteriner Fakültesi’nin Bandırma’da açılmamış olması da bir kayıp değil yani.

 

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.