Sehirinlife.com Bandırma Şehir Dergisi

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

PANDEMİDE DONDURULMUŞ ÜRÜNLERE TALEP ARTTI

12.04.2021
119

Bandırma’dan dünyanın 5 kıtasındaki 35 farklı ülkeye balık ve donmuş ürünler ihraç eden Kocaman Balıkçılık firmasının İç Ticaret Müdürü Onur Güngör ile pandemi döneminde balıkçılık ve donmuş ürünler sektörünün durumunu konuştuk.

Kocaman Balıkçılığın ve sektörünüzün 2020 yılını değerlendirir misiniz?
2020 yılı özellikle ihracat kanalımızda küresel salgın sebebi ile zor bir yıl oldu. Pandemi nedeniyle otel ve restaurantların kapatılması hane içi tüketimi arttırdı. Hane içi tüketim ile birlikte marketler altın çağını yaşadı diyebiliriz. Bu durum iç piyasa satışlarımızı olumlu yönde etkileyerek satışlarımızın bir önceki yıla göre 2 kat artış göstererek , yılı kapatmamıza imkan vermiştir.
Kocaman Balıkçılık olarak hangi ülkelere ihracatınız var?
AB standartlarında ve HACCP normlarına uygun bir tesise sahibiz. 12 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 48 bin metrekarelik alana yayılmış tesiste 5 kıtadan 35 ülkeye işlenmiş ürün ihraç ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hemen hemen tamamına ihracatımız var. Kuzey Amerika’ya, Kanada’ya, başta Çin olmak üzere Uzakdoğu’ya, Japonya, Kuzey Kore, Tayvan’a ihracatımız var. Dolayısıyla böyle geniş bir dünya pazarına ihracatımız var. İhraç ettiğimiz ürünler arasında, karides, kara salyangozu, kurbağa, deniz salyangozu, göl gümüşü, sudak balığı, deniz patlıcanı, sübye, ahtapot, marine ürünler, konserve ürünler, salyangoz konservesi.

Kocaman markasının ürünleri dünyanın hangi mutfaklarına hitap ediyor genelde?
Akdeniz mutfağına son derece uyumlu ürünler satıyoruz. Akdeniz’deki pazarımızın en çok yoğun olduğu yerler İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan hattı. Bir miktar ürünlerimizi de yine Orta Avrupa ülkelerine satıyoruz. Amerikan mutfağına tatlı su levreği, Fransız mutfağına kurbağa, salyangoz, gümüş, Uzakdoğu’ya deniz salyangozu, Çin mutfağına deniz patlıcanı gönderiyoruz. Zaten o ülkelere mutfaklarına uygun ürünler yapmazsanız satamazsınız. Sattığımız ürünlerin de büyük bir bölümü zaten ülkemizde tüketimi olmayan ürünler. Şirketimizin mottosu bu aynı zamanda. Bizim ana sloganımız, Türkiye’de istihsal edilip tüketimi olmayan ürünleri, istihdam yaratarak dövize çevirmek. Örneğin, deniz salyangozu, kara salyangozu, kurbağa, tatlı su kereviti, deniz patlıcanı, göl gümüşü gibi. Bu tür ürünler Türkiye’de toplanıyor, katma değere çevriliyor. Yüzlerce, binlerce insana geçim kaynağı sağlıyorsunuz. Hemen hemen ithal girdisi hiç olmayan, milli ve yerli ürünlerimizi ihraç ediyoruz
2020 yılı ihracatınız ne kadardır? Pandeminin bundan etkisi nedir?
2020 yılı ihracat rakamımız kur artışlarının da etkisi ile birlikte TL bazında mevcut durumunu korudu. Pandeminin etkisi ihracat rakamlarımızda azalma meydana getirdi.
Pandemi sektörünüzü nasıl etkiledi? Pandemi ile birlikte vatandaşın deniz ürünlerindeki tüketim alışkanlıklarında değişiklikler oldu mu?
Pandemi sürecinde ev tüketimi arttı. Özellikle tüketici gözünde güven temsil eden markalı dondurulmuş ürünlere talep artışı meydana geldi. Sokağa çıkma yasaklarının etkisi ile tüketiciler raf ömrü uzun olan dayanıklı tüketim mallarına yöneldi. Tüketicilerimiz Restaurantlar’da tüketmiş oldukları Deniz Ürünlerini ambalajlarımızda yer alan pratik tarifler ile kendi evlerinde yaparak tüketim yoluna gittiler.
Kocaman Balıkçılığın ihracat noktaları arasında Çin de yer almakta. Koronavirüs pandemisi Çin ile olan ticaretinizi nasıl etkiledi?
Sektörümüze etkisinden önce insanlık bir an önce bu virüsten kurtulsun dilerim. İşimize etkilerine gelince, Çin çok fazla canlı hayvan tüketen bir ülke. Su hayvanları veya bizim kültürümüze ve alışkanlığımıza ait olmayan hayvanları yiyerek beslenen bir ülke. Oradaki virüs de zaten Wuhan eyaletindeki bir canlı hayvan pazarından yayıldı. İlk virüsün çıktığı yer böyle bir pazar. Çin şimdi canlı hayvan satışını ve ithalatını yasakladı. Taze balık ithalatını da yasakladılar. Dolayısıyla burada işlenmiş, dondurulmuş su ürünlerinde uzun vadede bir artan talebi olacaktır. Bu talepten Türkiye de payını alacaktır. Çin’e biz canlı su ürünü olarak tatlı su ıstakozu gönderiyorduk uçakla. Bu artık gitmiyor. Ama bunun yanında donmuş balıklara Çin’de talep artışı arttı. İnsanlar doğal olarak tazesi yasaklanınca donmuşunu alıyorlar. Zaten böcek türleri ile beslenmeyi bırakmak durumundalar. Çünkü insanlar şu anda sokağa bile çıkmaktan imtina ediyorlar. O halde sizin ürünleriniz nerede satılıyor? Süpermarketlerde satılıyor. Oralara gitmekte de insanlar şu an sıkıntı yaşayabiliyorlar. Kısa vadede panik atlatıldıktan sonra gıda alışkanlıklarını erteleyemeyen insanlar donmuş gıdaya yöneldi. Çin zannediyorum uzunca bir süre canlı hayvan pazarlarını açmayacaktır. Taze balık ihracatı da bir süre sonra normale dönebilir. Çin’e donmuş gıda satan ülkeler daha fazla donmuş gıda satacaklar. Başka bir menfi etkisi ise, Çin dünyada hem büyük bir tüketici hem de büyük bir su ürünleri ihracatçısı. Çin menşeli ürünlerin de dünyada ithalatı psikolojik olarak düştü. İnsanlar bu ürünleri psikolojik olarak tüketmek istemeyebiliyor. Bu da Çin piyasalarına geçici olarak etki ediyor. Diğer ülke menşeli ithal ürünlerin fiyatlarının artmasına etkisi olabilir bunun. Bu da tüketim ayağında bir negatif etkisi olarak yansıyabilir
Balıkçılık sektöründe bir süre önce yapılan hamsi avlanma yasağını ve hamsideki boy konusunu nasıl değerlendirirsiniz? Balık fiyatları neden bu yıl yüksek seviyelerde kaldı?
Aslolan burada balıkçılık denildiğinde ülke olarak istihsalimizin de dörtte üçü olan hamsidir. Türkiye’nin balıkçılığı hamsiye dayalıdır. Her yıl hamsi olması beklenir. Göçmen balıkların olup olmaması sürpriz olmaz ama hamsi de öyle değildir. Hamside de azalma var. Gerek 2018, gerek 2019 yıllarında balık istihsalimiz 300 bin tonun altına düştü. Burada bir sıkıntı var. 400-500 bin tonlardan bu seviyelere gelindi , neredeyse yarıya yarıya bir düşüş var.
Bu sebeplerden dolayı da Hamsi balığında uygulanan avlanma yasağını doğru buluyoruz. Hamsi balığının sürdürülebilir hale gelmesi için uygulanan yasak doğru alınmış karardır. Av sezonunda beklenen avcılığın az gerçekleşmesi sebebi ile fiyatlarda artış gözlemlendi. Hava koşullarının iyi gitmemesi ve Hamsi balığındaki av yasağının da fiyatlardaki artışa etkisi oldu. Hamsi avcılığının yasaklanması sürdürülebilir avcılık için önemli olduğu için bu sene yaşanan fiyat artışları ilerleyen dönemde Hamsi avının artması ile olumlu olarak balık fiyatlarına yansıyacaktır diye düşünüyoruz.

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.