Sehirinlife.com Bandırma Şehir Dergisi

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

KADINA; HAKLARINA DAİR…

12.04.2021
97

Kadın hakları kavramının tarihi 19 yy’a kadar inmektedir. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluşlar kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapmaya başlamıştır Bu çalışmaların sonuçları olarak da pek çok ülke, kadını koruyucu düzenlemeler yapmaya başlamıştır. Ancak bu çalışmaların kaçınılmaz hale gelmesinde dünyayı sarsan olayların etkisi büyüktür. Hele ki insanı dehşete düşürecek öyle olaylar yaşanmıştır ki bu vahşetlerin unutulmaması adına bizler her yıl o günlerde bu olaylar üzerinden farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bunlardan en önemli ikisi 8MART Dünya Emekçi Kadınlar Günü VE 25 KASIM Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günüdür.
Eski toplumlarda, erkeğin yapısı gereği güçlü olması, hukukî statü olarak da kadının üstünde bir yere sahip olmasına yol açmıştır. Kanun yapma yetkisini sürekli elinde tutan erkek, yaptığı düzenlemelerde çoğu kez kadını gözardı etmiştir. Ülkemizde Eski Medenî Kanunumuz bazı konularda eşitlik ilkesinden ayrılarak eşlerin hak ve sorumluluklarını ayrı ayrı düzenlemişti. Bu düzenlemeler, ataerkil bir aile yapısını esas alan ve erkeğin haklarını kadınınkine göre genişleten düzenlemelerdi. Evlilik birliğinin reisinin koca olması, Kocanın, birliğin reisi olarak bazı konularda son sözü söyleme yetkisinin olması, yaşanacak evi seçme ve evlilik birliğini temsil etme yetkisinin de kocaya ait olması birkaç örneğidir. Hatta koca, karının bir meslek veya sanatla uğraşmasına izin verme yetkisine de sahipti.
Yürürlükte bulunan Türk Medenî Kanunumuz ise, eşitlik ilkesini esas almıştır. Bu amaçla, aile konutunun seçimi, eşlerin evlilik birliğinin giderlerine katılma yükümlülüğü, evlilik birliğinin temsili ve mal rejimi gibi konularda, önemli düzenlemeler yapılmıştır. Kadın-erkek ayrımı ortadan kaldırılmış, “eş olma” olgusu üzerinden hareket edilmiştir.
Kadın hakkı denince ne yazıkki kadına yönelik şiddete karşı hakların ne olduğu konusu halen ilk akla gelen konudur. İçinde bulunduğumuz şu günde dahi yaşanan şiddet olayları bu hususta toplumun her kesiminde daha titiz çalışmalar yapılması ve hassasiyet gösterilmesini zorunlu kılmaktadır.
Tüm yasal düzenlemelere rağmen en önemli toplumsal sorunumuz olan kadına karşı şiddet vakaları ne yazıkki artış gösterdiğinden bunun önüne geçilebilmesi adına yapılan çalışmalar neticesinde uluslar arası statüde olan Kadınlara yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi 11 mart 2011 tarihinde İstanbul’da imzalanmış Bizler bu sözleşmeyi basında ve toplum arasında daha çok İstanbul Sözleşmesi olarak tanımaktayız. Bu sözleşmenin hukukumuza yansıması olarak da 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6284 sayılı Kanun Kadına yönelik şiddeti: Kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel tehdit baskı gibi her türlü tutum ve davranışı şeklinde tanımlamaktadır.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda bu eylemlere maruz kalan ve bu kanun kapsamında kalan kişilerin korunması konusunda koruyucu ve önleyici tedbirler detaylı biçimde düzenlenmiştir. Koruyucu tedbirler mağdur kadına ve varsa çocuğuna geçici barınma imkanı sağlanması, işyeri değişikliği, kimlik ve adres bilgilerinin değiştirilmesi, aile konutu şerhi konulması gibi tedbirlerdir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı hâlinde herkes bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilir. Bunun için olayın mağduru olmanız gerekmez. İhbarı alan kamu görevlileri bu Kanun kapsamındaki görevlerini gecikmeksizin yerine getirmek ve uygulanması gereken diğer tedbirlere ilişkin olarak yetkilileri haberdar etmekle yükümlüdür. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde,

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.