Sehirinlife.com Bandırma Şehir Dergisi

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

HAYATINIZDA ÖNCELİKLERİ BELİRLEMEK ÇOK ÖNEMLİ

12.04.2021
134

Kariyeri başarılarla dolu bir iş kadını. Bandırma’da 2015 yılında yılın en başarılı iş kadını ünvanına layık görülen bir isim. Şehir İn Life Dergisi olarak İş dünyasının zorluklarının yanısıra, aile hayatını ve anneliği de başarıyla sürdüren Balcı Makine Satış ve İhracat Müdürü Janset Sevim’in konuğu olduk.

Kendinizi tanıtır mısınız?
1979 Bandırma doğumluyum. Bandırma Kültür Eğitim Vakfı Özel Lisesi ve ardından Uludağ Üniversitesi Makine Bölümü mezunuyum. Evliyim, eşim süvari yani Gemi Kaptanıdır. Nur Zeynep ve Jan Sarp isminde iki çocuğumuz var.
Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı ve nasıl ilerledi?
Sahibi olduğum ALFA TEKNIK CS firmasındaki görevim dışında, aynı zamanda aile şirketimiz BALCI MAKİNA ‘da Satış ve İhracat Müdürü olarak görevlerim bulunuyor. İhracat pazarlarımız olması sebebi ile uzun yıllar Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlerde bulundum. Buralarda birçok anahtar teslim fabrika satışı, kurulumu ve sonunda devreye almasında aktif rol aldım. Halen bu pazarlarda satışlarımız devam ediyor.
2011-2012 Yılları arasında Bandırma Ticaret Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkanlığı, 2013-2015 Yılları arasında Bandırma Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanlığı,
2015-2018 Yılları arasında TOBB (Türkiye Odalar Borsalar Birliği) Balıkesir Genç Girişimciler İl İcra Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüttüm. Şu an, Balıkesir Sanayi Odası Tarım-Metal İşleme-Özel Amaçlı Makina Sanayi Meslek Komitesi üyesiyim. Ayrıca 2015 Yılında Bandırma Gazeteciler Cemiyeti 2015 Bandırma Yılın En Başarılı İş Kadını Ödülüne layık görüldüm. İyi derecede İngilizce biliyorum, bir süre öne başladığım ama çok fazla zaman ayıramadığım Rusça derslerime de yeniden başladım.
İş dünyası, ev yaşamı ve aynı zamanda anne olmak…
İş dünyasındaki başarılar insana büyük tatminler veriyor. Bugüne kadar 20’den fazla ülkede kurduğumuz yem ve gübre tesisleri var. Bunların hemen hepsinin proje ve devreye almasında bulundum. Bu başarılar söylediğim gibi hayatta büyük tatmin ve kadın olarak neler yapabileceğimizi gösteriyor. Ama bununla beraber bugün sahip olduğum iki evladım ve ailem hayattaki en güzel ve en anlamlı şey benim için. Onlar çalışmalarımda motivasyonumu olumlu yönde etkiliyorlar kuşkusuz. Eşimin çok büyük desteği, birlikte çözüm bulduğumuz projelerde yine benim başarımdaki desteğimdir. Hayatınızda öncelikleri belirlemek çok önemli. Güne çok erken, 5:30-6:00 gibi başlarım. Böylelikle birçok işimi gün içinde kolaylıkla halledebiliyorum. Kariyerde bir doygunluğa geldiğinizde çocuklarınıza ve ailenize daha kaliteli vakit ayırabiliyorsunuz. En azından artık bazı şeylerin içinde olmamayı seçmek gibi bir lüksüm var.
Bir kadın olarak çalışma hayatında hangi sorunlar veya engellerle karşılaştınız, nasıl aştınız?
Tüm zamanlar boyunca kadınlar işgücünde farklı sektör ve sorumluluklarla bulunuyor. Çalışma yaşamı, bir yandan kadının üretkenliğini, toplumsal saygınlığını, özgüvenini artırırken ve daha da önemlisi, ekonomik özgürlüğünü sağlarken, bir yandan da gerek aile için sorumlulukları artan iş gücü, ev yaşamında da var olan görev ve sorumlulukları ne yazık ki karşılaştığı zorluklardan sadece biridir.
İş hayatında asıl zorluğu meslek sahibi olsun ya da olmasın toplumun kadına bakış açısını kabullenen, geleneksel aile yapısının gereği olarak aile içi beklentilerle iş yaşamının beklentileri arasında ikilem yaşayan çalışan kadınlar yaşıyor. Bu grup, genelde evlenmeden ve çocuk doğurmadan iş yaşamına katılan ve daha sonra iş yaşamından çekilen kadınlardan oluşuyor. Söz konusu grubun yapısı bile kadınların gerek iş yaşamında gerekse iş-aile yaşamı dengesini kurmakta bazı sorunlar yaşadıklarının önemli bir göstergesi.
Aslında sorunlar gelişmişlik düzeyini göre farklılık göstermekle birlikte Dünya’da ki pek çok ülkede karşılaşılan engellerler benzerlik gösteriyor. Ülkenin gelişmişlik düzeyine, toplumsal ve ekonomik yapısına ve piyasaya girecek olan kadının eğitim, statü durumuna bağlı olarak hangi engelin daha baskın olduğu değişiyor. Kadının yaşamında kendine yer bulması sadece iş ve aile kavramlarını etkilemekle kalmamakta aynı zamanda toplumsal, sosyal ve ekonomik etkilerde yaratmaktadır. Bu yüzden kadın işgücünün desteklenmesi kesinlikle bir ülke politikası olmalıdır. Büyük salonlarda içi boş toplantılar yerine, gerçekten kadının iş gücüne özellikle benimde içinde bulunduğum sanayi, üretim sektörlerinde bulunmaları için eğitim ve maddi destekler sağlanmalıdır. Kadın Girişimciliği önündeki tüm engellerin kaldırılması için toplumsal sorumluluk arttırılmalıdır.
Çalışan kadınların yaşadığı en önemli sorunlar sizce neler?
Günlük hayatta ve iş yaşamında kadın erkek ayrımını doğru bulmuyorum. Cinsiyetçi toplumsal değerler problemi tüm toplumların problemi olarak yaşanıyor. Kadın ya da erkek olmaktan ziyade “insan” olarak görmeli. Maalesef eşinin ev işlerine yardım etmediğinden yakınan bir kadın, kendisi de erkek evlat yetiştirirken aynı davranış sergiliyor. Kadın – erkek ayrımında olduğu gibi pek çok eşitsizliğin düzeltilebilmesi için toplumun tamamının düşünce yapısının revize edilmesi gerekiyor. Ben bu konu da çok şanslıyım. Kız ,erkek çocuk ayrımı olmaksızın saygı gösterilen bir ailede büyüdüm. Benim, kız ve erkek kardeşimin de hakları eşittir. Bilakis kızlarına kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için daha çok cesaret ve destek veren bir babam ve aynı şekilde kızıma destek olan eşim var. Eğitim görüp, iş hayatında bulunmamız, kendi ayaklarımın üzerinde durmam zaten olması gerekendi, aksi bir durum benim ailemde garip karşılanırdı.
Benim de kadın olarak yaşadığım zorluklar mutlaka olmuştur ki özellikle Makine, Hayvancılık ve Dış Ticaret gibi içinde bulunduğum sektörlerde olmaması mümkün değil. Ama esas olan, bunları sorun olarak görmemek, kararlılık ile işinize odaklanmaktır.

Firmanızda kadın istihdamı ne düzeyde?
Resim gördüğünüz Tuğba ve Merve. Ne yazık ki röportajı yaptığımız gün Cahide şirket dışındaydı. Şirkette Tuğba, Merve ve Cahide uzun yıllardır birlikte çalıştığım ekip arkadaşlarım. Tuğba, Cahide ve Merve ile uzun yıllar uyum ile çalışmamızda ki en önemli etken onların da çok güçlü, kararlı ve ayakları üzerinde sağlam basan bir yönleri olmasıdır. Kadın dayanışması ve titizliği ile bir çok zorlu işin üstesinden geldik.
Çocuklarınıza ne kadar vakit ayırabiliyorsunuz?
Kızım Nur Zeynep, Bornova Anadolu Lisesi 9. Sınıf öğrencisi. Ayrıca 4,70 Laser Yelken sporcusu. Hayranlık ile büyümesini izliyorum. Rüzgara ve denize kafa tutan bir çocuk daha ne olsun? Ne istediğini çok iyi bilen bir çocuk. İnsan hakları ve eşitliği konusunda ciddi hassasiyetleri var. Gerçek bir aydın Atatürk genci. Bunu görmekte beni çok mutlu ediyor. Zeynep’in de mühendislik, teknik bilimlere ilgisi ve farklı sektör için planları var şimdilik. Bu da benim için ayrı bir mutluluk kaynağı tabiki.
Elimden geldiğince planlı bir yaşamım olduğu için çocuklarıma kaliteli zaman ayırabiliyorum. Çocukları ile konuşan, fikirlerine ve hayallerine değer veren bir aileyiz. Pandemini döneminde, ev içindeki riski azaltabilmek adına, yoğun iş tempomuza rağmen ev işlerini kendimiz yapıyoruz. 7 yaşındaki oğlum,15 yaşındaki kızım ve eşimde tüm ev işlerini birlikte yapıyoruz. Zaten çocukları pohpohlayarak büyütmek yerine yere sağlam basmalarını sağlayacak şekilde büyütmeye çalışıyoruz.
İstihdamda daha fazla kadının yer alması için kadınlara ve erkeklere bir çağrınız var mı?
Daha gelişmiş, aydın ve özgür bir Türkiye için kadınların iş ayırt etmeksizin, kendi eğitim ve yetenekleri doğrultusunda çalışması gerekiyor. Yıl olmuş 2021, artık insanlar uzaya seyahatler, yerleşimleri konuşup ve hatta fiiliyata geçmişken hala daha kadının iş hayatındaki yeri ne olmalı, kadın hakları ne olmalı gibi konuları çok can sıkıcı buluyorum. Bu konunun çoktan hatmedilip zaten kadınların aktif olarak iş gücünde ve özellikle karar mercilerinde olmuş olmalı gerekiyor. Büyük önder Atatürk’ün bir çok Avrupa ülkesinden önce kadın haklarını kanunlaştırmış olmasına rağmen, şu an ülkemizde ki kadının sosyokültürel ve iş yaşamındaki yeri ne yazık ki üzücü.
Dünyanın bir çok ülkesinde kadınların ekonomik hayata katılımı artarken, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütün’nün bir raporunda Türkiye %33,8’lik oranla OECD’ye üye ülkeler arasında en sonda yer almakta. Bunun artık eskisi olmayacağını artık kadınların aktif iş yaşamında gerek çalışan, gerekse karar alma mercilerinde yer alacağına inanmak istiyorum.
Dünya Bankası verilerine yaklaşık 9,3 milyon kadın işletmesi var. Ülkemizde de yaklaşık 3,5 milyon işletme bulunuyor ama bunların kadın ve erkek işletmesi olması konusunda detay bir istatistiksel veri yok. Tahmini %10 yani 350 bin civarı kadın işletmesi olduğu ön görülüyor. Kâğıt üzerinde baktığımızda ise kadın işletme sahibi oranı ülkemizde %40 gibi görülüyor. Bu durum şirketlerin çoğunun aile şirketi olması, eski limited şirket kurulum mevzuatına göre şirketin çok ortaklı olması gereği aslında faal olmayan eş, kadın kâğıt üzerinde ortak olarak işlenmiş olmasından kaynaklanıyor. Kağıt üzerinde şirket hissedarı olarak bir çok kadın bulunuyor ama ne yazık ki çok büyük bir bölümü aktif kadın iş gücü içinde yer almıyor. Kadın demiyor ki bende varım, ben de aktif olarak çalışmak istiyorum.

İSTENEN PARAGRAFTAN SONRA ÇIKAN REKLAM ALANI - 1

 

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.